Salı, Mart 20, 2007 - Yanlız ben miyim yer yüzünde...

Yine herzaman ki gibi dış hayatla bağımı kesmiş bir şekilde yürüyordum müziğin ritmiyle..En sevdiğim melodilerin yüksek sesiyle tüm hücerelerimi hoplatıyordu..Tüm beliğime işliyordu her bir ritim..Hayattan banane,ne oluyordu ne bitiyordu,insanlar nereye koşuyordu böle hiç umrumda değildi..Sevdiğim en çok şey tüm hücrelerime yayılmaya başlamışken deprem olsa umrumda olmazdı ki.Tek istediğim bu şarkılarımı biriyle paylaşmak.Kulaklığımdan fedakarlık yapıp birini ona vermekti.Hüzünlü bir şarkıyla yavaş yavaş ritimlerle yürüyordum.Sağıma döndüm mutlu bir tablo ile karsılastım.Ne kadarda mutlular.Elleri onun ellerine keletlenmişti.Kulağına hepbirşeyler fısıldıyordu çocuk.Kim bilir ne güzel bir aşk büyüsünün içindeler.Soluma dönüyorum bu kezde güzel ve farklı bir büyünün tam ortasında duran kedileri görüyorum.Ne güzelde cilveleşip yürüyorlar.Dünya umurlarında değil..Ya yukarıdaki kuşlara ne demeli..Belli kızımız naz yapıyor:D erkekte kovalıyor herzamanki gibi :D Onlarca mutluluk tablosu varken karşımda nasıl içimdeki özlem yine içimde dönüp durmasın ki?Müzikten ağır basmıstı evet..Müziğin verdiği hüzünle birleşip adeta benden bir parça alan bu düşünceler canımı acıtmaya başlamıştı bir kere..Düşünmemek elde değil ki..Bi kere hatırlatmışlar bana bu tablolar benim eski mazide kalan tablolarımı.Mutlu bir tabloydu benimkilerde fakat şimdi hüzün dolu tozlu bir tablo..
Herkez böyle aşk yaşarken ben niye yanlızdım?Aslında buna üzülmüyorum fakat bazen büyük bir özlem birikiyor içimde.Bende sevmiştim bi aralar.Hemde aşkı tüm herşeyimle kısıtlanadan tüm güzelliğiyle tüm büyüsüyle yaşamıştım.Herşeyimizi ortaya koyarak yaşamıştık biz aşkı.En güzel aşkların sonunda bile üzülen,aglayan bir taraf olmak zorunda mı?Herkezden farklı yaşayırduk aşkı.Asla ayrılmak kelimesini aklımızdan bile geçirmezken niye çaldı kapımızı?Sorun nerdeydi kimdeydi?Niye göremedik o sorunu?Çok mu büyüktü ki bu kadar acı çektik.Çektik değil üzülen,vaz geçemeyen,aglayan,kabullenmeyen kişi bendim yine herzaman ki gibi..Yoksa herkez aynıydıda ben mi farklı yaşıyordum aşkı?Ben mi gerçekçiydim hep?Tek ben miydim kaybetme korkusunun ne olduğunu bilen?Ben miydim vaz geçemeyen?Ben miydim aşkı tüm benliğime kazıyan?Karşımdakininde benim hiisettiğim gibi,aşkı yaşadığım gibi yaşadığını kendime kabullendiren inandıran sadece ben miydim?Yaşadıklarımdan tek ders çıkarmayan ben miyim?tek ben miyim gerçek aşkın peşinde koşup karşındakinin çembesiyle yere düşen,kalbi acıyan,yüreği kanıyan tek ben miyim?
Başladığın bir ilişkide ''bunun sonundada elbette yine ayrılık olacak'' diyebilen bir insan ne kadar aşkı doyasıya yaşayabilir ki?Anlamıyorum!!Niye hep aşkı hafife alan oyuncak etmiş insanlar çıkıyor karşıma?Niye hep duygularım inciliniyor , niye hoyratça kullanılıyor hislerim?Benim gibi aşkı tüm büyüsüne kapılıp,gerçekci olup yaşayabilen bir insan çıkmayacak mı?Tüm bu efsanelerde anlatılan hikayeler yalan mı?Eskide mi kaldı yoksa öyle aşklar?Leyla ile mecnun'unki gibi bir aşk değil benim istediğim sadece içten,yalansız bir aşktı tüm istediğim..Hayallerimde ki gibi bir aşktı..Bir gün gelecek kapımı çalacak mı_?Elbette aşkı benim gibi yaşayan birileri olmalıydı bu yeryüzünde...
Bir gün benden kopma kararını beni bir hiç sayan birinin ellerindeyse aşk istemem ki mutlu olmak.Duygularımı hiç düşünmeden bir kenara atabilecek biri karşımdaysa nasıl yakın dururum ki ona.Beni sevdiğini söyleyip bir gün bitti içimdeki sevgi diyebilen biri varsa yanında elini tuttuğun sarıldığın hiç olmasın daha iyi.Yaşanmış anıları yok sayıp yaşanmamış farzetmek kolay mı?Aşkı oyuncak eden biri varsa klarşında yanlız kalmak bence daha iyi...
YaproCk
|